
Eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Türk Dünyası Diyalog Forumu kapsamında Ankara’da düzenlenen “Küresel Dönüşüm Çağında Türk Dünyasının Jeopolitik Rolü” paneline katılarak bölgesel ve küresel dengeleri değerlendirdi.
Küresel sistemde yeni denklemler
Panelin açılışında konuşan Çavuşoğlu, uluslararası sistemin köklü bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Ona göre ülkelerin sistemdeki ağırlığını; diplomatik etkinlik, ekonomik dayanıklılık, ulaştırma ve enerji ağlarındaki konum, teknolojik kabiliyet ve güvenilir ortaklık kurma kapasitesi belirliyor. Asya’nın yükselişiyle birlikte Avrasya’nın küresel siyaset ve ekonominin temel etkileşim alanlarından biri hâline geldiğini ifade etti.
Coğrafyadan güce giden yol
Coğrafi konumun tek başına stratejik güç sağlamadığını vurgulayan Çavuşoğlu, asıl belirleyici unsurun bu imkânların ortak bir vizyonla değerlendirilebilmesi olduğunu söyledi. Türk Devletleri Teşkilatı’nı, Türk Konseyi’nden başlayan sürecin kurumsal ifadesi olarak niteledi.
Çavuşoğlu, hedefin ortak iradeyi ortak güce, somut projelere ve kalıcı mekanizmalara dönüştürmek olduğunu belirterek, başarının yalnızca ticaret hacmi ya da proje sayısıyla ölçülemeyeceğini, asıl ölçütün ülkeler arasındaki güvenin derinleşmesi ve ortak sorunlara birlikte çözüm üretebilme kapasitesi olduğunu ifade etti.
Diyalog ve dayanışma vurgusu
Türkiye’nin Türk dünyasıyla ilişkileri dış politikasının temel önceliklerinden biri olarak gördüğünü belirten Çavuşoğlu, rekabetin çatışmaya dönüştüğü bir dünyada işbirliği kanallarının açık tutulması gerektiğini söyledi. Gelecek dönemde Türk dünyasının yalnızca bölgesel değil küresel meselelerde de daha fazla söz sahibi olmasını arzu ettiklerini kaydetti.







